
İstanbul'a, 2.5 km. uzaklıkta yer alan adalar
yıllardır İstanbul'un en gözde tatil ve piknik merkezi olma
özelliğini koruyor. Önem dereceleri farklı Prens Adaları,
Kınalıada (Proti), Burgazada (Antigoni), Kaşıkadası(Pita),
Heybeliada(Halki), Büyükada (Prinkipo), Sedef Adası (Anderovitos),
Tavşan Adası (Neandros), Yassıada(Plati) ve Sivriada (Ohia) da
oluşuyor. Günümüzde Büyükada, Heybeliada, Burgazadası, Kınalıada,
Sedef Adası, yerleşime açık adalar. Yassıada İstanbul
Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kullanılırken,
Kaşıkadası özel mülk, Sivriada ve Tavşanadası boş duruyor.
İstanbul'dan yapılan gemi seferleri ile yıl boyu oturulur hale
gelen ve nüfusu günden güne hızla artan adaların başında ilçe
merkezi Büyükada geliyor. En yüksek tepesi Aya Yorgi
Kilisesi'nin bulunduğu Yüce Tepe, her dinden insanın toplanıp,
dua ederek dilekte bulunduğu tepesiyle de ünlü. Yüce Tepe
özellikle 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde en kalabalık
günlerini yaşıyor. Bir gün öncesinden adaya gelmeye
başlayanlarla ada nüfusu adeta ikiye katlanıyor.Büyükada Aya
Yorgi Manastırı sabahın erken saatlerinden itibaren Müslüman,
Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıkların akınına uğruyor, yol boyunca
izdiham yaşanıyor. Adak dileyip dilek tutanların isteklerinin
yerine geldiği inancıyla ziyaretçiler manastıra yıllardır olduğu
gibi yalın ayak tırmanıyorlar. Birçoğu yol kenarına dileklerinin
maketlerini taşlarla yapıyorlar. Türkiye'nin her yerinden 23
Nisan'da gelip dilekte bulunanlar, dilekleri yerine gelirse bu
defa teşekkür için Eylül ayında yine ziyarete geliyorlar. Dilek
tepesinde en çok satılan iplik ve mum oluyor. Kilise papazları
sıcak kırmızı şarap satışı da yapıyorlar. Resmi hizmet
araçlarının dışında motorlu taşıt kullanımının yasak olduğu
adalarda ulaşım faytonlarla sağlanıyor. Ada sakinlerinin ve
günübirlikçilerin en çok kullandığı taşıt ise bisiklet.
Günübirlik geziler için adaya gelenlerin en büyük
eğlencelerinden biri de ada turları. Çam ağaçları ile kaplı
yollarda gerek faytonla gerekse bisikletle yapılan gezilerde
kullanılan parkur, Büyükada'da büyük tur için 14 km. küçük tur
için ise 7 km. sürüyor. Vapur iskelesi çevresinde zevkli bir
çarşı, sahil restoran ve cafeler Splendid Palas Oteli, Anadolu
Kulübü, Yıldızlar Oteli, Büyükada'da gündüz olduğu gibi gece de
renkli yaşantılı cazibesiyle ilgi çekiyor.
Adada Yaşam : Vapurlar, deniz otobüsleri, motorlarla sürekli
taşınarak adaya ayak basanlar, ilk önce iskele çevresinde
telaşlı kalabalıklar oluşturuyorlar. Butiklerlerden, hediyelik
eşya dükkân ve tezgâhlarından alışveriş yapanlar, ada restoran
ve köftecilerinden etrafa yayılan iştah açıcı kokular, çeşitli
alternatif davetkâr cafelerle renklenen iskele çevresinde farklı
bir atmosfer yaşamaya başlıyorlar. Büyükada'nın saat kuleli
meydanına çıkanlar, çevreye hâkim manzara karşısında poz poz anı
fotoğrafları çekiyor, kafe ve pastanelerde sıcak soğuk
serinleticilerle yorgunluk molası veriyorlar. Renkli ve zengin
ada çarşısı, manavları, kiralık bisikletçileri, aralara
yerleşmiş sokak kafeleri, midye tavacıları ile adım başı oturma
arzusu uyandıran çarşı, dolaşanlara büyük zevk veriyor.
Büyük tur ; Fayton durağından sırada ki faytonlara
binerek, nal sesleri arasında ada turuna başlayanlar, Nizam
Yolunu takiben kaymakamlık binasını geçtikten sonra adanın
oldukça sakin ve sessiz ortamında baş başa kalıyorlar.
Birbirinden görkemli köşkler, konaklar sağınızda solunuzda
estetik bahçeleri içinde devam ediyor. Faytoncu yolun inişinde
atlara yardımcı olmak için frenlere asılıyor. Çıkışlarda freni
boşaltıyor, ara sıra kamçıyı vurmadan gösteriyor, bu bile
yetiyor, atlar canlanıyor. Atların mesaisi, bakımı, beslenmesi,
tımarı, dinlenmesi hep programlı sekiz saat çalışıyorlar.
Konuşursanız faytoncu anlatıyor, hepsi antrenmanlıdır,
bakımlıdırlar. Kışın bilhassa kar yağdığı zaman doyumsuz olur
buraları, o zaman atların ayağına kaymasın diye çuval bağlar
çıkarız yola, her yer tablo gibi görünür… Çam ağaçları arasında
Dil Burnu mesire yerinin sırtından geçiyor, Yörük Ali Plajını
altınızda bırakıp koyu dolaşarak bu defa Aya Yorgi Kilisesi
eteğinden geçiyorsunuz. Kilise tepenizde kalıyor. İsteyenler
burada çay molası verip faytonu bekletiyor, kiliseye de çıkıyor.
Tur boyunca elele yürüyenler, bisiklete binenlerle tura katılan
romantikler olduğu kadar sportmenlere de rastlıyorsunuz.
Büyükada'nın arka yüzünde de oteller, restoranlar bulunuyor,
köşkler daha seyrekleşiyor. Ünlü romancı Reşat Nuri Güntekin'in
evi de bu mevkide görülüyor. Rampalarda bisiklete pedal
yetiştiremeyenler bisiklet yedeğinde düze kadar yürüyerek
gidiyorlar. Karşınızda beliren Sedef Adası görüntüsüyle adeta
büyülüyor. Büyükada'dan Sedef Adayı seyreden muhteşem koyda ise
faytoncular için tahsis edilen yeni barınakları bulunuyor. Yola
devamınla adanın iskele mevkiine yakın yoğun yerleşimin olduğu
yüzüne yaklaşıyor ve hareketliliğin arttığına tanık oluyorsunuz.
Kıyıda demirli teknelere bakan, restoranlar ve çarşının
arkasından geçip fayton parkına ulaşıyor, büyük turu tamamlamış
oluyorsunuz. Turlar Heybeli ve Burgazada da yapılıyor. Kınalıada
da ise fayton bulunmuyor. İskelenin sağ tarafı restoranların
omuz omuza sıralandığı bir lezzet cennetini andırıyor. İstanbul
ve iskele manzarası bir yanınızda, fayton trafiğine kapalı
yürüyüş alanı diğer tarafınızda, sipariş verdiğiniz yiyecekler
masanızda, vapur saatinize dek mutluluğunuzu artırıyor. Hafif
esintili hava, iştahınızı açarken, içilen soğuk biralar, buzlu
rakılar, balık, midye, kalamar, patates tava, deniz börülcesi,
roka salatası, domates söğüş, peynir, kavun, soğuk mezeler
derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor, kendinizi, kalkışınızı
bir sonraki, hatta daha sonraki vapurun saatine ayarlıyorsunuz.
İskeleye yeni gelen vapurlar, onları karşılayan yakınları,
havanın kararması ile hareketlilik kazanıyor, bu defa adanın
gecesi nasıl olur merakı başlıyor. Akşamın hazırlıkları
başlıyor, beyaz örtülü masalar çoğalıyor, adanın İstanbul'a
bakan çok restoranlı yüzü ışıl ışıl oluyor. Büyükada'nın
konaklama tesislerinde kalanlar biraz da araç kullanma
mecburiyetinin olmaması nedeniyle olsa gerek, gecenin keyfini
doyasıya çıkartıyorlar. Açık mekânlara kurulan masalara
yerleşenler, çeşitli lokallerden gelen canlı müziklerin yansıra,
adaya has Rum müziği melodilerle coşup tempo tutuyor, tango,
vals yapıyor, sirtaki oynuyor, bu oyunları geç saatlerde adanın
sokaklarına dek taşıyorlar. Eğlenceler sabahın ilk saatlerine
kadar sürerken, kimisi denize girerek, tostunu alıp, gün
doğumunu atların nal sesleri eşliğinde fayton turuna çıkarak
tamamlıyor.
Görülecek Yerler ; 2000 yıllık tarihi ve Bizans, Osmanlı,
Türk ve batı kültürlerinin sentezi, yaklaşık 900 adet tarihi
eser köşk, dinsel yapıları, çam ormanları ile süslü Büyükada da
yapılacak gezilerde, görülecek birçok eser bulunuyor. Küçük Tur
( 7 km lik fayton turu) Büyük tur ( 14 km lik fayton turu)
Yörükali Plajı, Dilburnu Piknik Alanı, Âşıklar YoluLunapark ve
Viranbağ GazinosuYücetepe Aya Yorgi Manastırı ve KilisesiRum
Yetimhanesi (Avrupa'nın en büyük ahşap yapısı, eski Prinkipo
Palas) Romancı Reşat Nuri Güntekin'in yaşadığı evTroçki
EviBüyükada Kültür Evi (Fabiato Köşkü) Hamidiye Camisi (Sultan
II. Abdülhamit Tarafından Yapılmış) Hristos (Metamorfosis)
Manastırı ve Kilisesi ve Aya Nikola Manastır ve Kilisesi, Aya
Dimitri Kilisesi, Panayia Kilisesi, San Pacificio Latin
Kilisesi, Aya Todori ŞapeliSurp Asdvadzadzin KilisesiHesed Le
Avraam sinagoguAya Fotini, Aya Paraskevi, Aya Konstantin, Aya
Yorgi AyazmalarıSplendid Oteli, Saydam Planet oteli, Princess
OteliAnadolu Kulübü, Su Sporları kulübü, Seferoğlu Tesisleri,
Değirmen Tesisleri, Mavi Kulüp Hacapulos Köşkü (Bugünkü hükümet
Konağı, eski Emperyel Oteli), Con Paşa Köşkü, Sabuncakis Köşkü,
Agopyan Köşkü, Sofranios Köşkü, Mizzi Köşkü, Vatikan Konutu.
Heybeliada; Türkler'in en yoğun olarak yaşadığı adaların
biri. Deniz Lisesi, Harp Okulu ve senatoryumu ile bilinip
ünlenen Heybeliada Büyükada'dan sonra ikinci büyüklükte. Adanın
Değirmen Tepesi, Ümit Tepesi, Domuz Tepe en yüksek yerlerini
oluşturuyor. Burgazada'ya bakan yönündeki Değirmenli alan
Değirmen Mevkii piknik alanı ve plajı en çok rağbet gören
yerlerin başında geliyor. Sonradan müze haline getirilen İsmet
İnönü'nün evi ve bir restorasyon sonucu, yeniden hizmete giren
Halki Palas isimli lüx otel hayranlık duyulan yerler arasında
yer alıyor. Heybeliada'nın arka yüzünde Ege ve Akdeniz'in
kıyılarını aratmayacak güzellikte koylar bulunuyor. Çam
ağaçlarını denizle kucaklaştığı "Çam Limanı" ve "Alman Koyu"
tekne ve yatların haftasonu denize açılanların önemli huzur
sığınaklarından sayılıyor. Doğal liman Çam Limanı amatör
balıkçıları da memnun edecek miktarda mezgit, istavrit, dil,
kırlangıç, tekir gibi balıkların bolca tutulabildiği gözde balık
yuvası olarak tanınıyor. Kınalıada, Burgazadası ve Sedef Adası,
daha sakin ve daha küçük olmalarına karşın sıcak ve samimi
atmosferi ile tercih ediliyor.Piknik malzemeleri ile adaları
ziyaret edenler tüm adalarda çam ve çiçek kokuları arasında
deniz havası alıp piknik yaparken, beraberlerinde getirdikleri
müzik setlerinden günün sevilen parçalarını dinliyorlar. Patenle
gezenler, voleybol, basketbol oynayanlar, merkep, bisiklet,
faytonla yapılan turlara katılanlar, fotoğraf çekenler,
cafelerde oturanlara, yürüyüş yapanlar gün boyunca doyasıya
eğleniyorlar.