|

Zenginliğiyle ün salmış bir aile... Demir Uyguner, henüz altı
yaşındayken annesiyle babasını çalıştıkları fabrikada çıkan bir yangında
kaybeder. Bu olay, onun hayatının da dönüm noktası olur. Fabrikanın sahibi
Rüçhan Akerman, kimsesiz kalan Demir’i evine alıp, bakımını üstlenir. Hem
hissettiği vicdan azabı, hem de bir oğul sahibi olmak tutkusuyla onu öz
kızı Zuhal’den ayırt etmez. Ne var ki, o çatının altına girdiği ilk günden
itibaren Demir kendi kimliğinin farkındadır. Rüçhan’ı ne kadar sevse, ne
kadar saygı duysa da, onun babası olmadığını, o ailede bir yabancı
olduğunu hep bilir. Zuhal’i de hiç bir zaman kardeşi gibi görememiştir.
Zuhal onun ilk aşkıdır. Yıllar geçtikçe, kıza olan sevgisi büyür ve
kimseye söyleyemediği bir aşka dönüşür. Zuhal’se bu duyguların farkında
bile değildir. Aradan 20 yıl geçer. Artık Demir’in de yöneticilerinden
biri olduğu Akerman Holding, o güne kadar devletin işlettiği bir madenin
özelleştirme ihalesine katılıyordur. Rüçhan, bu işte Demir’in aktif bir
görev üstlenmesini istemektedir. Demir’se, Rüçhan’ın erkek kardeşi
Ekrem’in çalışma biçimine karşı olduğu için bu fikre direnir. Özellikle
işçi hakları konusunda aralarında büyük bir çatışma vardır. Demir’in
dışında kimse özelleştirmeye karşı çıkan işçilerin direnişini umursamıyor
gibidir. Özellikle bu satışta büyük rol oynayan Rüçhan’ın kardeşi Ekrem
gerekirse sert tedbirler alarak işleri yoluna koyacağına
inanır.

|
|